Üretim, üretim, üretim. Şartlar ne olursa olsun, bir şehrin, bir ülkenin büyümesi, güçlü olabilmesi ancak üretimle mümkün olabilir.
Siz hiç üretmeyen ama güçlü bir şehir, ya da ülke gördünüz, duydunuz mu? ABD niye Dünya’nın en güçlüsüdür, en çok o ürettiği için! Yahudiler niye güçlüdür, hemen her alanda ürettikleri ve tüm Dünya’ya sattıkları için! Çin niye güçlüdür, Rusya niye güçlüdür, Avrupa niye güçlüdür, ürettikleri için!
Bursa niye güçlüdür, ürettiği için! Antep niye güçlüdür, ürettiği için! Kayseri niye güçlüdür, ürettiği için!
Evrensel, ulusal ve yerel örnekleri çoğaltabiliriz, fakat meselenin özü şu: Güçlü oldukları için üretmiyorlar, ürettikleri için güçlü oluyorlar. Ne kadar üretim o kadar güç.
Van niye güçsüzdür? Üretemediği için!
Niye geri kalmıştır, neden Türkiye’nin en yoksul şehridir, üretemediği için!
Birkaç gün önce yerel sitelere bir haber düştü. VANTSO, hızlı bir kararla Tarım İl Müdürlüğü desteğiyle jeotermal seracılık işine girme kararı almış. Erciş ve Çaldıran’daki jeotermal kaynaklardan faydalanarak örtü altı tarım yapacağını, hatta Sera OSB kurulacağını müjdelemiş. Van halkına hayırlı uğurlu olmasını temenni etmiş.
Bu çok güzel bir haber. Van adına sevindirici, umut verici bir haber.
Açıklamada “Valimiz Ozan Balcı vizyonu çerçevesinde” Tarım İl Müdürlüğü yetkilileriyle bir müteşebbis heyet kurulması için görüşüldüğü de belirtilmiş.
Bu da çok güzel.
Fakat, bir kısmında “Yönetim dönemimizde, başarılı şekilde BesiOsb kurarak şehrimizin hayvancılık sektöründeki farkındalığını üst düzeye taşıdık. Şimdi SeraOsb için çalışmaları başlattık” deniliyor. Bu kısım biraz sıkıntılı! Aslında konumuza gölge düşürmemesi gereken bir detay ama, üstünde durulmasında fayda var. Oraya gelmeden önce müsaadenizle, şu jeotermal işine devam edeyim.
Tevafuk mudur bilmem, bu açıklamadan bir gün sonra Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı teşvik programını açıkladı.
‘2026 Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’ndan bahsediyorum. 81 il için ayrı ayrı hazırlanan teşvik alanları ve destek miktarları duyuruldu.
Van’da içinde Jeotermal yatırımlarında olduğu teşviklendirilecek 4 alan var:
1-Asgari 100 Yataklı Özel Hastane Yatırımı
2-Asgari 20 Dekar Entegre Jeotermal Sera Tesisi (paketleme/işleme/kurutma vb. dahil)
3-Asgari 500 Baş Küçükbaş/Büyükbaş Yetiştiriciliği ve/veya Entegre Katma Değerli Ürün Üretimi
4-Vangölü Dört Yıldız ve Üzeri Konaklama Kompleksi ve/veya Alternatif Turizm Yatırımları (dalış merkezi, aquapark, kongre alanları, havuz, kamp-karavan altyapıları, binicilik vs.)
Teşvik detayları ise şöyle:
· Vergi İndirimi: %50 Yatırıma Katkı Oranı
· Destek Tutarı: Yatırım Tutarı’nın %15’i ve 301 milyon TL’ye kadar nakdi destek ya da Yatırım Tutarı’nın %20’si ve 301 Milyon TL’ye kadar Faiz/Kar Payı Desteği.
· KDV İstisnası
· Yer Tahsisi
· Gümrük Vergisi Muafiyeti
· Sigorta Primi İşveren Hissesi Desteği (12 yıl)
· Sigorta Primi İşçi Hissesi Desteği
Nasıl derler: “Bundan iyisi Şam’da kıyısı.” (Şimdilerde Şam karışık ama mevzumuz o değil.)
Ben Ticaret ve Sanayi Odamızın açıklamasında ifade ettiği saiklerle ve Sayın Vali Ozan Balcı’nın vizyonu ile harekete geçildiğine inananlardanım. Telefon üstüne telefon eden ‘bazı müfterilerin’ iddia ettiği gibi, ‘Salt teşviklenmek için’ böyle ani bir kararla jeotermal işine giriştiklerine inanmıyorum!
Kaldı ki, teşvik almak suç değil. Bilakis iyi bir şey ve özellikle jeotermal alanda önemli yatırımlar gerçekleşecek olması baxımında çok kıymetli. (Umarım)
Peki Jeotermal ısı nedir; Van’ın, Türkiye’nin bu alandaki kaynakları, yatırım durumu nedir? Buralara girmeden önce, dikkatimi çeken o küçük detayı anlatayım:
“Başarılı şekilde BesiOsb kurarak şehrimizin hayvancılık sektöründeki farkındalığını üst düzeye taşıdık. Şimdi SeraOsb için çalışmalar başlattık.”
Yanlış okumadıysam, Van’da başarılı bir şekilde BesiOsb kurulduğu ve hayvancılık sektöründe farkındalığın üst düzeye taşındığı söyleniyor.
Defalarca okudum; emin olmak için, bir değil, birçok bilene sordum. Hep beraber güldük.
Hani, nerde bu başarılı şekilde kurulan BesiOSB? Ne zaman kurulmuş? Kim kurmuş, kaç işletmesi var, kaç kişi çalışıyor, ne üretiyor, nerelere satıyor, ne kadarı Van’ın ihtiyacına, ne kadarı dış piyasaya sevk ediliyor?
Mübarek BesiOSB’yi ne gören var ne bilen! Üstelik üst düzey farkındalık yarattığını da Allah’ın kulu görmemiş, duymamış! Arkadaşlarla; “Allah aşkına bu yazıdan sonra her nerdeyse bize bi konum atsınlar, gidip bir görelim, gurur duyalım” dedik.
Kasıt şu galiba; 2019 yılından beri Gevaş-Gürpınar-Edremit üçgenine kurulacağı her yıl yeniden ilan edilen, ama daha temeline kazma ucu değmemiş olan şu hayali proje!
Sanırım bu da içinden geçtiğimiz dönemin, olmayanı varmış gibi gösterip/sanıp algı yaratmak huyunun, psikolojik tedaviye/desteğe muhtaç seviyeye ulaşmış hali. Neyse ya!
En iyisi ben size ‘gerçekten ciddi bir mesele olan’ şu Jeotermal işini anlatıp yazıyı kapatayım.
Türkiye’nin jeolojik ve jeomorfolojik özellikleri nedeniyle birbirinden farklı 600’ün üzerinde termal kaynağı var. Tahminen keşfedilmeyenlerle beraber 1300’den fazla. Bu yönüyle Avrupa’da birinci sırada, dünyada ise ilk beş ülke arasındayız. Ancak tahmin edeceğiniz üzere bunu ekonomiye kazandırma noktasında yerlerde sürünüyoruz.
Termal Su Kaynakları bakımından en zengin bölge 123 kaynak sayısı ile Ege Bölgesi, üçüncü sırada ise 64 kaynakla bizim bölgemiz Doğu Anadolu var. İşte bu 64 kaynağın 10 tanesi Van’da. Yani Van aslında bu manada zengin sayılır. Ancak bu güne kadar halk tarafından hamam şeklinde kullanılmasının ötesine geçememişiz. Halbuki konut, sera ısıtma, elektrik üretimi gibi farklı sanayilerde kullanılabilecek çok avantajlı bir kaynak.
Son zamanlarda dikkat çeken çarpıcı bir durum var. Bu gerçekliği Enerji, Sanayi, Ticaret, Turizm devi Alarko Holding keşfetmiş. 2023 yılında Jeotermal Seracılık işine girmiş. Afyonkarahisar’da tarımsal üretime geçmiş. Sonra Eskişehir’i dahil etmiş ve Türkiye'nin en büyük seralarını kurmuş. 60-65 derece ve üstünde ısı ile verimlilik oranını ortalama %55-60 artırmayı başarmış, (Van’daki ısı 65 derece!) şimdi Türkiye'nin 9 farklı bölgesinde jeotermal seracılık için hazırlık başlatmış. Holding 2028’e kadar 4 Milyarlık yatırımla 5 milyon metrekare alanda seracılık yapmayı, kapasitesini yılda 300 bin ton sebze meyve üretimine çıkartmayı ve dünyada ilk 10'a girmeyi hedefliyor…
Ne kadar güzel değil mi!
İşte bu nedenlerle ilimizde detaylı etütler ve envanter çalışmaları yapılmalı, termal suların kullanım alanları çeşitlendirilmeli, sanayiye, sağlık turizmine, kırsal alanlarda kalkınmaya yönelik yatırımlar başlamalıdır.
Umarım hazır kaysı kıvamında teşvikler de varken, bu defa Van’a gerçek manada yatırımlar yapılır, memleket faydalanır. Yoksa Leyleğin ömrü laklakla geçiyor.
Lütfen aklınıza mukayyet olun…