İnşaat işçisi Murat İpek 35 yaşındaydı. Geçen hafta Kahramanmaraş’ta çalıştığı inşaatta yüksekten düştü, ağır yaralandı, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
Cenazesi Van’a getirildi. Gözyaşları içinde toprağa verildi.
Ondan önce, Vanlı;
• Bayram Baran (27) - Düzce’de çalıştığı inşaatta yüksekten düştü, hayatını kaybetti.
• Murat Günel (35) - Afyonkarahisar’da çalıştığı inşaatın 5. katından düşerek hayatını kaybetti.
• Murat Eti (16) - Tekirdağ Tuğla Fabrikası’nda ısınmak için yaktığı tenekeye tiner dökünce, patlamada hayatını kaybetti.
• İsmet Alan (50) - Muğla-Bodrum’da çelik konstrüksiyon çökmesi sonucu ağır yaralandı, hastanede hayatını kaybetti.
• Azad Çelik (20) - Kahramanmaraş’ta çalıştığı inşaattan düştü hayatını kaybetti.
• Fevzi Kaya (49) - 7 çocuk babasıydı, İstanbul Esenyurt’ta inşaatta yüksekten düşme sonucu hayatını kaybetti.
• Sinan Şahin (34) - İstanbul Kağıthane’de iskeleden düşerek hayatını kaybetti.
• Veli Çelik (21) - İstanbul Pendik’te inşaat iskelesi kazasında hayatını kaybetti.
• Yunus Tam (23) - Malatya’da bir inşaatta yüksekten düşerek hayatını kaybetti.
• Mehmet Sadık Beder (50) - Kocaeli’de bir inşaat şantiyesinin barakasında çıkan yangında yanarak can verdi.
• Sinan Budak (28) - İstanbul-Gaziosmanpaşa viyadük güçlendirme şantiyesinde kepçe kovasının üzerine düşmesi sonucu hayatını kaybetti.
• Mehmet Dilemre (53) - İzmir-Bayraklı’daki bir şantiyede beton zemine düşme sonucu hayatını kaybetti.
• Nusret Ağırman (62) - Malatya’da inşaat sahasında iş makinesinin çarpması sonucu hayatını kaybetti.
• Cüneyt Türk (35) - Malatya’da bir inşaatta göçen iş makinesinden düşerek hayatını kaybetti.
• Mehmet Hanifi Yiğin (30) - İstanbul’da inşaattan düşme sonucu hayatını kaybetti. Bir yıl önce kardeşi de aynı şekilde yaşamını yitirmişti.
• Erhan İnci (35) - İstanbul’da inşaatta yüksekten düşme sonucu hayatını kaybetti.
• Ayhan Gürbüz (35) - İstanbul’da çalıştığı inşaatta yüksekten düşme sonucu hayatını kaybetti.
• Muzaffer Temur (32) - İstanbul-Sultanbeyli’de inşaattan düşme sonucu hayatını kaybetti…
Mekanları cennet olsun, nurlar içinde yatsınlar. Yakınlarına başsağlığı ve sabırlar dilerim.
Çoğu evliydi ve onlardan geriye; hayatları birden bire kabusa dönmüş gözü yaşlı eşlerle yetim çocuklar kaldı. Ve evlat acısıyla yüreği yanan anne, babaları…
İnsanın “yeter artık” diye isyan edesi geliyor. Biz ne yaşıyoruz arkadaş, bu nasıl iştir?
Daha da vahimi bu isimler, son 2-3 yıl içinde yaşamını yitiren Vanlı inşaat işçilerinin tamamı değil! Liste maalesef daha uzun…
Sayı: 2022’de en az 56, 2023’te en az 40, 2024’te en az 27, 2025’te en az 30.
En az, çünkü; TÜİK’in bu konuda resmi bir verisi yok, Van’dan göç etmiş, nüfus kaydını Van’dan aldırmış olanları tespit etmek mümkün değil…
****
Bilirsiniz Türkiye’de inşaatta çalışmak son derece tehlikelidir ve her an ölümle burun buruna olursunuz. Rus Ruleti oynamak gibi bir şey.
Mesela Avrupa’da inşaat işçisinin iş sağlığı-güvenliği, baret, kemer, iskele standartları katı kurallara bağlıdır ve denetimler çok sıkı, cezalar çok çok ağırdır. İşçinin, tehlike varsa “işi durdurma” yetkisi, eğitimi vardır. Kaza halinde, “hele ki yaralanma veya vefat olduğunda” maddi ve manevi hayatının kabusa döneceğini bilen işveren, işten çok çalışanların can güvenliğini önceler.
Türkiye’de ise güvenlik “formaliteden” ibarettir. İşçi hiçbir önlem alınmadan, kemersiz, baretsiz girer şantiyeye, sakat bir iskeleye çıkar, metrelerce yükseklikte tek bir tahta üzerinde durup işi hızla bitirmeye çalışır, bir yandan türkü çığırır. “Bana bir şey olmaz” diye düşünür, kendisine konduramaz.
İşveren “Düşerse, kalan sağlar bizimdir” diye düşünür. Kaza halinde sorumluluk işçiye yıkılır. Çünkü her “Godaman Müteahhidin” arkasında bir siyasetçi, bürokrat veya mafya babası vardır!
Sonuç: güven içinde çalışan Avrupa’daki inşaat işçisi akşam evine döner, Türkiye’de her yıl yüzlercesi mezara girer. Onlarla birlikte diri diri gömülenler hariç!
Meseleye bu yönüyle baktığımızda sadece Vanlı işçiler değil, bu garabet aslında tüm Türkiye’nin karşı karşıya olduğu bir durumdur. Öncelikle bunu tespit etmek lazım.
Fakat şu da çok net ortadadır ki; son yıllarda Van’ın durumu hepten vahim hale geldi. Neredeyse her hafta yeni bir acıya, yıkılan yeni bir yuvaya şahitlik eder olduk!
Gururla, Van’dan çıkıp büyük iş insanı, bilim insanı, sanatçı, sporcu, yazar, politikacı olmuş kişileri değil, inşaattan düşerek cenazesi geri gelenleri konuşuyor, okuyoruz.
Gündemimiz bu, ve bu: Acı olduğu kadar, Van’daki otoriteler adına utanç vericidir…
Neden mi?
Demek ki Van’da sistem düzgün çalışmıyor. Kentimizdeki insan enerjisini, iş gücünü istihdam edecek, üretime dönüştürebilecek bir akıl, doğduğu toprakları gerçekten seven, kabiliyetli iş insanlarımız yok.
Demek ki, iyilerin, beceriklilerin yönettiği bir kentte yaşamıyoruz.
Demek ki, iş imkanı bulamayan Vanlı, ailesine bakabilmek için ölümü göze alıp çaresizce batı illerine gidiyor.
Demek ki, büyük görünmeye çalışan küçük insanların şehridir Van.
Lütfen aklınıza mukayyet olun…